31 Aralık 2009 Perşembe

MUTLU YILLAR

MUTLU YILLARRR:)






29 Aralık 2009 Salı

Ne bakıyosun şeker kardeşim ?Bişey mi var?


Ne dedin?
Sen sarhoş musun mu dedin?
Ben sarhoş değilim
Ben sarhoş değilimmmm...
Azıcık ,miniminnacık, çok az tamam biraz fazla hıkk! kaçırmışım sanırım taksi mi hık! çağırsam acaba...

27 Aralık 2009 Pazar

Amannn hergün hergün prenses çekilmiyor..





Asya;
''Amannn ne bu prenses ayna ayna demiş,eteklerinin altına kedi girmiş,prenses çooook güzelmiş.
Hergün aynı hikayeler bırakın tarihimi öğreneyim yav'.' Dedim ve bugün annem bana kitap okurken kitaplıktan bu kalın kitabı bulup getirdim.
''Al dedim ben sıkıldım bunlardan biraz da sen oku ve sıkıl''...
Anne;
Bu sabah Asya'ya kitap okurken birden kalktı ve kitaplıktan ''Diriliş''kitabını alıp geldi ve kendi kitabını önüme atıp Diriliş'i karıştırmaya başladı ve
''Annecim bunu ben okuyam,bunu ten oku''
dedi.Sanırım kendi kitabından sıkıldı:)

24 Aralık 2009 Perşembe

sevdim çooook sevdim



Asyaaaa napıyosun kızım orda?




Anne bak abiiii hi hi hiiiiii:) gücel abi
sevdin mi kızım abiyi
tevdim çooook tevdim.
hadi gel kızım gidelim
ı ıhhh gemmem , abide geesinnn

23 Aralık 2009 Çarşamba

Boyfriend jeans:)


Ben de bir kız çocuğuna sahibim ama Ebru'nun sahip olduğunun tam tersi bir kız çocuğuna
Asya sevmiyor öyle süslü püslü etekleri.
Saçına toka takmak ise tam bir sabır ve atiklik performansı gerektiriyor.
E anne süslü olmayınca ondan doğan kız çocuğuda tokayla,bebekle,rengarenk giysilerle alakasız olup,oyuncakçıya girdiğinde ik gözüne çarpan arabalar,toplar oluyor.
İlerde değişirmi bilmem ama rol modeli paspal giyinen bir anne ve işte evde eşofmanla gezen bir baba oldukça değişmesini beklemem imkansız sanırım.
Hatta geçen gün lcw nin kız reyonunda hoşuma giden birşey olmayınca erkek reyonundan bir pantolon aldım.
İlk boyfriend jeansınıda giyinmiş oldu böylece:)

20 Aralık 2009 Pazar

hafta sonu diyalogları






İnsan bir haftada değişebilirmi?
cevabımız kocaman bir evet:)
Daha fazla kelime kullanır oldun cümlelerinde.
daha başka kelimelerle
şarkıların arttı kendi başına mırıldandığın ve koltuğunun altına aldığın kova ile ritm tutuşların
bana kitap okuyuşların hepsi bir önceki haftadan çok çok farklı .
Mucize gibi bişeysiniz siz
ve ben ne mükemmel bir değişime şahitlik ediyorum her annenin olduğu gibi :)
işte bazı cümlelerin ,unutmamak için ve seninde okuyup gülmen için;
Bu hafta sonu şehir dışındaydık
arabada eline miniğini(köpeğini)alıp cama yaslayarak
''minik bak dışayıya
buuu kammon
buuu utak(uçak)
buuu düneş(güneş)
buuu da aaaç(ağaç)
aaa minik bak yine kammon ben kammona binecem:)
dedin...
oturmuş kulelerini dizerken kaybolan kuleyi aradın ısrarla
yeyde büyük kımmızı kuyeee yeydeeee:)
anne şaykı söyle bende çalam(anne şarkı söyle bende çalayım)dedin elinde kova şarkıma eşlik etmezden az önce:)
ve bu akşam elinde kitabın sokuldun yanıma:)
abba denise ditmiş (abla denize gitmiş)
babaannesi emma veymiş(babaannesi elma vermiş)
abiyeyi geymiş(abileri gelmiş)
aaaa bak düneş vaymış buyda yıydışş(aa bak güneş varmış burda yıldız)
hatırlayamaıyorum bu şirin cümlelerinin çoğunu elimde bir not defteriylemi gezsem acaba artık hiç bir şirinliği kaçırmamak için:)

16 Aralık 2009 Çarşamba

Bize kek yaptın:)


Bu kek neden böyle tatlı acaba:)
Bu akşam ilk kekini yaptın evet karıştırmada ben yardım ettim ama vanilyayı,unu,kabartma tozunu ve kakaoyu sen ekledin.
Bunu yaparken üstüne başına ve halıya da döksende temizliğide beraber yapınca o da zor gelmedi ve çok eğlendin:)
anneannenlere ise geldiklerinde gururla
''anneanne tize tek daptım''dedin
onlarda afiyele yediler senin minik parmaklarının değidiği dünyanın en tatlı kekini:)

15 Aralık 2009 Salı

Bugün sen...


Bugün baban hasta olduğu için onu karantinaya aldık:)Sende tam olarak iyileşmedin hala
Doktor domuz gribi dedi babana ama sadece dedi tahlil filan yok ve biz inanmadık ama her ihtimale karşı yine de anneannenlerdesin.
Bugün beni çok şaşırtan ve sevindiren bişey yaptın
Beraber markete gittik ben dergilere bakarken sende eline sesli bir kitap aldın ve kitabı alır almaz kasaya gittin ''Abla al kipatı'diyerek.
Eve dönüşte ise şarkı söylüyordun
''makete dittik kipat aldık
makete dittik şeptali aldık''diyerek melodili bir biçimde.
ilk uyduruk şarkın dı bu yada ben ilk defa duydum ama çok mutlu oldum.
Kızım benim minik tedim artık şarkı söylüyor hemde kendi bestesi ve sözleriyle.:)

14 Aralık 2009 Pazartesi

Kaşif Dora

Kitapçı raflarında eskiden sadece kendim için dergiler bakınırken şimdi kendimden çok senin için bakınır oldum.
Meraklı Minik dergisine ayaklı aboneyiz zaten:)Ama Kaşif Dora'yı ilk defa aldım.
Beni çeken ise sadece verdiği mıknatıslı balık oyuncağı oyunu oldu.
İçeriği ise Asya için ağır ve çokta zengin değil ben pek hoşlanmadım
ama verdiği balıklarla Asya oynadı ve çok sevdi:)



verdiği oyuncak bu tarz bişey 5 balığı var ve ucu mıknatıslı bir oltası:)Minik kasları baya bir çalıştı mıknatıslı ucu balığın ağzındaki vidalara tutturmak için:)



13 Aralık 2009 Pazar

Taşıt ve renk eşleştirme







Eşini Bul Oyunu
Aslında bu oyunu daha önce evdeki çoraplarla ,aldığım meyveler kitabının parçalanmasıyla oluşan kartlarla oynamıştık.
Ayrıca Meraklı Minik dergisinin içindeki kartlarda bu konuda işimize yaramıştı.
Buda benim yaptıklarım
25cm-25 cm lik mukavvalar kesip üzerini elişi kağıtlarıyla kaplayıp eşli resimler yaptım, boyadım .Çabuk yıpranmasın diye izolabantla bantladım.
Kartların önü araçlar eşleştirmesi olurken ,belli başlı renkte olanlarını aldığımızda da arkasıda renkler eşleştirmesi olarak ta kullanılabilir.
Asya ve yaşıtları için bu işlem basit olsa da hazırlamışken kullanılmalıydı
önce elimdeki kartları gösterdim Asya ya bunlar ne olabilir diye sordum
aldığım yanıt aaaa ayaba,aaa otobüste vay buyda oldu:)
sonra önce tek tek dizdim kartları,sonra başka bir yere diğer kartları dizdim ve hadi bakalım
Burda arabayı bul ve arabanın yanına koy gibi cümlelerle eşlerini bulduk
sonra da oyunu çeşitlendirerek
Asyanın gözlerini kapayıp bir çift kartı sakladım hangisi yok diye sordum
kartlar çok olmadığı için eksik kartı hatırlaması zor olmadı
Daha sonra gün içerisinde farklı bir zamanda kartın arka yüzleriyle renkler olarakta eşleştirme yaptık.
E ne işe yarar bu eşleştirme derseniz .
Farklı renk ve desenlerin algılanması yoluyla basit bir problem çözme süreci içeren bu oyun,karşılaştırma ve yargıya varma,mantıksal yordama,akıl yürütme becerilerini geliştirecektir.Bu yolla kortekste yeni bağlantılar oluşturarak daha üst beceri düzeyine uygun nörolojik ağların kurulmasına öncülük edecektir...
şu sitede ben eşleştirme ile ilgili olanı bulmadım ama montessori dersleriyle ilgili videolar var işinize yarayabilir...

12 Aralık 2009 Cumartesi

iyi geceler:)

Ne çok hasta oluyorsun :(
Bu geceleri seni bir yatağın bir ucunda diğer kalktığımda öbür ucunda bulmamla alakalı olabilirmi?
ve bir minyatür insan evladından bukadar ter nasıl çıkar diye şaşıracak kadar terleyebilmenle?
Ya da benim sana iyi bakamamla.
Aslında hergün eve mikrop taşıyoruz bunlada çok alakalı.
Ama çocuktur hasta ola ola büyüyecek diyerek alıştık bu hallarine artık zor gelmiyor üzülsekte
geceleri uyanıp anne ateşim çıktı diyorsun en azından nerenin ağrıdığını anlatıyorsun bana.
Terlediğinde bezi sırtına koymamı istiyorsun:)
Şu an ise tek sevdiğin peluşa sarılmış uyuyorsun
Daha iyisin
Daha iyiyiz
Sabaha daha iyi ol meleğim
ki haftasonumuzda seninle doya doya vakit geçirebilelim
İyi geceler...

10 Aralık 2009 Perşembe

Atatürk aşkım:)

video

Hep bu sevgiyle büyüyeceksin.

Ve hiç ama hiç unutmayacaksın.

Bileceksin değerini sana bıraktıklarının

nankörlük etmeyeceksin

seveceksin.

Zorla,üstün körü yada sev dedikleri için olmayacak bu

okuyup,öğrenip içine sindireceksin.

Ben Atatürk'ü seviyorum dediğinde

Neden sevdiğini bileceksin

ve bu yüzden bir kez daha seveceksin...

8 Aralık 2009 Salı

HOŞGELDİNİZ

video

Artık bağımsızlığımı kazanma zamanım gelmişti.

Valizimi topladım geldim.

Sizde hoşgeldiniz ablalarım,teyzelerim,kankalarım.

Annemden daha sevimliyim,

daha sempatik,

daha neşeli,

daha atletik

HA HAYYY VE DAHA GÜZEL:):):)ŞİİİŞŞŞŞT BUNU DUYMASIN.

yok bende gri yazılar varsa yoksa nerde ne yapmışım ne ile oynamışım.

e ne duruyorsunuz o zaman haydi tıkla videoya sevinçten hep birlikte zıplayalımmmmmmm...

3 Aralık 2009 Perşembe

Zihni sinir Selda ve kapak projesi












Kız çocuklarının gözdesidir rengarenk bebekler
çay takımları,süslü çantalar ,peluş oyuncaklar,
evet bende öyle biliyordum ama değilmiş ya Asya kız değil ya da kızların
oynadığı oyuncak erkelerin oynadığı oyuncak diye birşey yok.
Farkında olmadan çocuklarımızı biz yönlendiriyoruz,
kızlar bebekle oynar erkekler topla arabayla oynar diye.
Asya'ya oyuncak konusunda hiç karışmadım ne isterse onunla oynadı.Kitap konusunda yoğun çabalarım dışında:)
Bebeklerle doldurmadım evi yada araba top almamazlık yapmadım.
Aslında çok fazla oyuncağıda yok Asyanın oluklu kartonlar kutular sağolsun genellikle oyuncaklarını ,yapbozlarını,arabalarını,hatta kitaplarını bile ben yaptım.Şuradan bakabilirsiniz.
Varı yoğu kalemlikleri kalemleri kaç tane eskittiğini artık sayamayacağım defterleri,topu,ve vida çekiç,tornavida tarzı çevirmeli,açmalı kapamalı oyunları.
Uğraştıran şeyleri seviyor,çeksin ,taksın, delsin,kapatsın açsın...
Bu oyuncağıda o uyurken yaptım ,uyandığında yeni bir şeyle karşılaşması,
ufak pratik oyunlar hazırlamak hoşuma gidiyor.
Okulda öğlen aralarında,o uyurken ufakta olsa bişeyler yapıp getiriyorum.
Onun her gün mutlaka diğer günlerde karşılaşmadığı yeni bir şeyle karşılaştırmaya gelişimi açısından da özen gösteriyorum.
Bu mutlaka yaptığım bir oyuncak olmuyor hiç görmediği bir resim ,benden hiç duymadığı bir şarkı gibi basit şeylerde olsa uyuduğunda karşılaştığı yeni şeyleri rüyasında görüyor ,öğreniyor diye düşünüyorum.
ve her gece yatmadan şu soruyu soruyorum kendime
Asya için bugün ne yaptım:)
Bunun cevabını verebiliyorsam kendime rahat uykuya dalıyorum.
Oyuncağın ayrıntısına gelirsek, ayrıntı mayrıntı yok işte :)bildiğin kapak:)
Asya kapak açıp kapamayı seviyor elinde su şişeleri krem kutuları sürekli açıp kapıyordu.
Bu sırada ya su dökülüyor ya krem bulaşıyordu her yere.
Bende yapma,etme kızım dememek için etrafta ne kapağı bulduysam kestim (su şişesi,meyve suyu şişesi,tonik,kutu süt)ve kutu kapağına yerleştirdim
Kapağın iç kısmına açıp kaparken içe gitmesin diye poşetle doldurdum ve arka kısmına karton kesip yapıştırdım kapalı bir kutu gibi oldu.
Kapakları fotoda yok daha sonra ip ile takıldıkları yere bağladım böylece kapakların kaybolma durumuda ortadan kalkmış oldu.
Şimdilerde en favori oyuncağı bu
Kapaklarla küçük kasları gelişiyor,eğleniyor,uğraşıyor aynı zamanda renkleri de ayırt etmiş oluyor, kırmızıyı tak kızım yada maviyi tak gibi sözlerle.
Her açma kapamada ise defalarca aynı replikler
açtıkkkk
kapattıııkkk:):):):)

oku oku yaz




''oku''
''oku''
''oku''
En son bu kelimeleri ardı ardına ortaokulda din dersinde öğretmenimizin korkunç bir ses tonuyla hatırladığım anlatımından duymuştum.
Şimdi de son bir haftadır Asyanın şirin sesinden en emirvaki haliyle duyuyorum.
Eline ne geçse iki parmağıyla tutup gözüne yaklaştırıp
mırın mırın okuyor okuyor sonra belli bir süre okuyunca sıkılıp
''oku''
''oku''
''oku''diye bana yada yakınında kim varsa ona yöneliyor ,
ama her defasında ne iki ne dört üç defa oku diyip yanıbaşıma sokulup gözlerini üzerime dikiyor. kendine özel çok kitabı olmasına rağmen o yazılı her kağıdı eline almayı seçiyor,sonra mı?
Sonrası benim-bizim yaratıcılığımıza kalmış.
Artık bir çay poşeti mi takvim yaprağı mı,elektirk faturası mı,market fişi mi bulur getirir oda Asya'nın insafına kalmış.
Tercihim takvim yaprağından yana olsada ,
Geçen gün poşet çay kağıdı buldu önce kendisi okudu mır mır sonra oku emriyle ben başladım.
''içinde kaynamış su bulunan fincana bir poşet çay koyunuz ve 1-2 dakika beklettikten sonra içiniz'' cümlesine bakarak 10 dakikaya yakın meraklı gözlere ve kulaklara Asya prensesin maceralarını anlattım hayal gücümün sınırlarını zorlayarak.
İlk okumamı istediğinde şu yazımda anlattığımda 9 aylıktı,ne kadar sevinmiştim,umarım 4-5 aylıktan bu yana ona kitap okuma çabalarım sonuç verir ve sever derken o sabah okumamı istemişti.
Şimdi keyifle izliyorum ki bu sevgi hala devam ediyor,umarım bu hep böyle ömrü boyunca devam eder...

bugünlerde Asya:)


















Asya bugünlerde napıyor diyem hemşom Meltem, Funda Ve Melike şerefine Asya:)

Asya bu günlerde anneannesinin yeni taşındığı site bahçesinde
kendinden 8 ay büyük arkadaşlarına taşları toplamayı,duvar kenarlarına '
'Ale del daş disss(Hale gel taş diz)''diyerek taşları dizmeyi ,
onun girmediği ne kadar delik varsa kendiyle birlikte onuda sokmayı öğretiyor:)
Ağaç kenarlarında gezmek yerine tırmanmaya çalışmaya,tırmanamayınca sinirlenmeye,ayağını atıp bin bin diyerek ağaca ben destekli çıkmaya çalışıyor...
Anne genlerinden mi geçmiş ne bayılırım çekice ,penseye,kıl testereye yapı marketlere
Asya da dedesinin tamir çantasından tornavidaları çalıp pencere kenarlarına sokarak aklınca tamir ediyor:)
Yataktan ,komidine,komidinden çalışma masasına çıkıyor
yaramazlık değil ama derdi masanın üzerinde duran namnem(kalemlere ulaşma isteği:)
elinden kalem hiç düşmüyor ne zaman aklına gelse namnem diye dolaşıyor bir öğrencinin bir yılda kullanabileceğinden çok defter eskitti...
kalemi sopa gibi tutunca Asya kalemi düzgün tut kızım dediğimde kalemi parmaklarının ucuna getiriyor
ve çizgi çalışmalarımızdan birincisi :)daireleri ona göre tedilerini çiziyor..
sanırım bana her kedi çiz dediğinde kafasından başladığım için daire çizdiğinde kediye dönüşeceğini sanıp ''kedi çisdimm''diyor:)
AAAA en önemlisi artık çişi geldiğinde söylüyor:)
Yaramaz kelimesini sevmiyorum işe yaramaz gibi geliyor:)
Eskiden sinir olurdum bu yerinde bir dk durmayan çocuklara ama
Amaçsız koşturmuyor, döküp saçmıyor Asya yeni şeyler denemeyi seviyor ve
yerinde durmaması keşfetme isteğinden ileri geliyor ve gerçekten bişeyler
çıkarıyor diyerek avutuyorum mu ki kendimi?:)
yoksa Asya da o eskiden sevmediğim çocuk tiplerinden mi?
İnsanın kendi çocuğu olunca amaçsızca döküp saçıp,ora bura saldırsada sevimli oluyor sanırım:)
(Bu arada kuzgunum,öyküm tüm blog arkadaşlarım:) yarın nöbet günüm beni testere banyomla yalnız bırakmayın :/ :/ :/ :/ )

asya xp


asya xp sıfır geldi bize ,yukardaki görseli ise geldiği gün indirdik: )
çok olmadı daha 17 ay önce aldık
sıfır dedim ya hiç bir program yüklenmemişti
sadece ağlama,emme ve uyuma programı şirkettendi bedava:)
aylar geçti yeni programlar kurmaya çalıştık ara ara
gülme
emekleme
alkış
yürüme
öpme
getirme
götürme
okuma
top sürme
yemek yeme
çiş yapma
kelimeleri öğrenme
bazılarını yükledi zamanından önce bazılarında hata mesajı verdi
bazen virüs kaptı
şurup ,nane limon antivirüs programını yükledik
başarıyla karantinaya alındı...
artık tüm programlar sorunsuz çalışıyor çiş ve kaşık tutumanın yeni sürümü gelirse daha güzel olacak ama bekliyoruz.
algılamada ise bazı komutlarda hatalar veriyordu
ama artık bu programında %70'i yüklendi gibi
asya xp git şortunu getir?
gider odasından çekmeceden şortunu alır
asya xp kumanda nerde kızım?
gider sakladığı yerden getirir
asya xp televizyonu aç?
önce büyük düğme sonra küçük düğmeye basarak açar
asya xp kitaplarını sepetine koy
kitaplar yerden toplanıp sepete dizilir
asya xp yat yemek yiyeceğiz
hemen yastık getirilip uzanılır ..
asya xp terliklerini ters giyindin
hemen çıkarılıp düzgün giyilir
asya ekmek alıcaz ne gerekli?
paya paya dede verrrr:)
asaya xp öp annecim beni
hemen ballı ballı öpülür
eee sevgili Bil Geyts
varmı sende böyle tatlı bir pc:)
Allah bize en güzel seriden verdi programlarıda bedava zamanla yüklendi
umarım ilerdede mutluluk,huzur,sağlık programları hep güncellenerek sorunsuz çalışır:)

çişten,diş fırçasına,diş fırçasından montessoriye




30 Ağustos 2009 Pazar

çişten fırçaya ,fırçadan kitaba, kitaptan montessoriye
:):):)
Biraz özel fotolarla konuya giricem ama napalım Asya kurdu kitap okumada zaman mekan dinlemiyor...
yaz başında başladıgımız bol kazalı tuvalet eğitimimiz her gün gelişme göstererek devam ediyor.
kışa zaten hiç sevmediği ve her fırsatta ''bec çıkat çıkat'' dediği bezlerinden kurtulacak umarım..
bu günlerdeki en büyük yardımcımız ise Tim Seldin'in Harika Çocuk Nasıl Yetiştirilir kitabı ve kitabın içerisindeki çiş yapan abi resmi:)
sabah kalktıgında kitap sepetinde aramış aramış bulamamış
sonrada anneannesinin elinden tutup
''anneanne abi çiş tikap (kitap) diyerek kitaplığa götürmüş:)
almışlar bakmışlar ve çiş yapmışlar:)yani Asya yapmış:)
ha bu arada pıça da unutulmamış dizlerinde kitap ,altında lazımlık,ağzında diş fırçası
kahvaltı öncesi tüm hazırıkları tamamlamak ister gibi:)

her ayın kitabı farklı sanırım bir ay öncede benden sürekli Meraklı Minik dergilerini istiyordu.
önce kendi çeviriyor sayfaları sonra sıkılıp anne pamak diyerek parmağımla anlatarak okumamı istiyordu...
şimdi favori kitap Harika Çocuk Nasıl Yetiştirilir..
Bilen bilir bu kitap ingilizce kaynaklar hariç Montessori eğitiminin
felsefesini,pratik önerileri,uygulama yöntemini en iyi açıklayan ve resimlerle daha anlaşılır kılan tek kitap..
ama hala bana yetersiz geliyor
ingilizce bilmeyen biri olarak diğer kitapları alamıyorum,ve videolu sitelerdende görüntü haricinde bişey alamıyorum.
o etkinliği uygulamak değil önemli olan onu uygularkenki seçtiğiniz sözcüklerde önemli nasıl verdiğinizde yani..
bu yüzden keşke diyorum bu yöntemin de ilkokuldaki ders planları gibi bir planı olsa mutlaka vardır ama anlaşılabilir okyabileceğim şekilde kendi dilimde olsa ne güzel olur..
bir ara dergi ile ilgili haberler duymuştum ama oda öylece kaldı sanırım çeviri için e-mailler gönderiyorlardı...
en son temmuzda bunula ilgili bir eğitmen kursu vardı ki istanbulda oldugu için katılmam çok zordu.
bunula ilgili bilgilendirici mailler almak isterseniz bu siteye e mail yoluyla bilgi almak istiyorum diyerek kayıt oluyorsunuz daha sonra bu konu ile ilgili eğitimler,konferanslar ve diğer duyurular hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz...
başka bu konu hakkında bilgi edineceğim kaynak bilen varsa hemen bana haber veriyorsunuz :)
Asya kurdunun çişinden ,montesoriye geldim ne konu dağıtırmışım be helal olsun bana:)diyip kapatalım...

dileğim


Yalnızsan hasta olmak zordur
ağırlaşır hafif ağrıyan başın
sızlayan kemikler kırılır gibi olur
daha bir bakıma muhtaç olursun bakacak kişi olmamasına inat yapar gibi vücudun..
açlık hissedilmez olur artık, yemen için zorlayan kimsede yoktur..
masa üzerinde tepsi yenmemiş kurumuş iki dilim ekmek ve zeytinle kimbilir kaç gün yer değiştirmeden durur.
kirli peçetelerin cep,yastık altı,ayak altı elini attığın her yerde bulunur.
ilaçlar içilmeyi unutulur
pekte umrunda olmaz aslında içilse ne olur içilmese ne olur
yalnızsan erken kalkmak için hasta yatağından bir sebepte yoktur ...
Yine hastasın,salya sümük,öksürük yataklardasın
ve kimbilir daha kaç defa hasta olacaksın..
dileğim biz olmasak bile ki mümkünse olalım:)
Her hasta olduğunda ateşine bakacak,
seni sevgiyle kucaklayacak,
çorbalar yapıp yemediğinde sinirlenmeyecek,
ilaçlarını zamanında verecek ,
seni koşulsuz
karşılıksız,
sınırsız
sevecek birileri hep yanında,yakınında biryerlerde seninle
olsun...
hastada olmayasın
yalnız da
hele yalnız hasta hiç olmayasın ...
foto:asyanın 38 derece yanan ayakları

atletik asya




Olimpiyat oyunları başlar Mehmet başka şey izlemez oldu
Asya 'da koşu ve yüksek atlamaları pür dikkat izler oldu..
''anne aba koşşşşş''
''anne abi hoppp''
diyip durdu
koşuya hazırlanan koşucuların başlama duruşuyla kendiside start alır oldu..
önce izleme,
ardında yatıp start alma ,
sonra evin içinde iki tur koşma :)
kazandı Asyaaaaa alkışları:):)
durum bu
bundan bir tane vardı evde iki oldu....

üretim hatası dişler





Bu gün Asya'yı diş doktoruna götürdüm biraz dolgu yapıldı
bir kaçta porselen takıldı :):):) Şaka bir yana Asya'nın uzun zamandır dişelerin üzerindeki lekeler ile problemi vardı aslında onun haberi yokta bizim lekelere karşı düşmanlıgımız artmıştı tam savaş boyalarımızı sürmüştük ki
dişçide ateşkes imzaladık...
Biberon çürüğü denen şeymiş o lekeler
kızımın miniminnacık tazecik dişelrini durduk yerede işgal etmemiş siyaha boyamamışlar yani
benmişim asıl hayin genetikmiş ,hamilelikte geçirilen bir hastalıktanda olabilirmiş,zayıfmış
Asya'nın dişleri
kendisinin tıp terimleriyle anlattığını benim kendi idare eder zekamla anlatmam gerekirse..
Benim sınırlı üretim yapan bir bebek fabrikası oldugumu düşünürsek
Asya üretim aşamasındayken
dişlere sıra geldiğinde fabrikanın kulak burun boğaz bölümünde bir arıza meydana gelmiş hatta kulak burun bogaz makineleri 38 derece ateşle kısa devre yapmış olabilirmiş..
olduda böyle bir arıza hatırlıyorum...
bu sırada yardıma diş üretim bölümündekilerde koşmuş insaniyet namına iki kova su taşımış,
geri döndüklerinde dişin parçalarından hangisini taktıklarını unutmuş patrona çaktırmadan ''patron bu tamamdır''
diyerek üretime dahil etmişler...Yani Asya'nın dişleri hatalı üretim:):):):)
yani ben böyle anladım o böyle anlatmasada:)
ve biberonla gece sütle beslendiğindende zaten zayıf olan dişler dayanamaz hale gelmiş biberon çürüğü tetiklemiş...
ama doktor hanımımız çok şekerdi Asya oyuncakçıyamı,yoksa doktoramı geldiğini anlamadı üstelik özel bir muayenehane de değildi...Dişçi çıkışı bir balonu ,bir bebeği,bir arabası ve bir kurbağa maskesi oldu..
ilk defa beyaz önlüklü birine antipati duymadı.
ağlamadı
kendini yerden yere atmadı..
üstüne üstlük muayene bittiğinde
'hadi kızım gidiyoruz ''dediğimde
''ı ı ıhhh'' diyerek koltuga oturup banada yan koltugu gösterip eliyle vurarak
''otu otu ''dedi:)
sonuç:
dişler ilerlememiş ama ilerleyebilir kalan sağları koruma altına alıcaz..
bir diş fırçası aldık geldiğimizden beri elinden düşürmüyor..
umarım düzelir...
dişçi tanıdığı olan varsa bana daha fazla bilgide verebilir..

origami




ben:anne bak ne yaptım:):):):)
sen:amannn koca kadın oldun hala kağıt kürekle uğraşıyorsun.
ben:!!!
oysa aman ne kadar güzel ve ilginç demeni beklerdim:(
şu adreste gördüğüm ve heyecanla yapmaya başladıgım şeyler senin için gereksizdi..
tamam çok uzun ömürlü olmayabilir ama benim için güzeldi,ve yeni bir şey daha öğrenmiş olmanın sevinci vardı içimde:(:(
yukarıdaki linkteki sitede bir çok origami yapılışı diyagram ve hareketli olarak anlatıyor..
bende kitap ayracı ve bir çerçeve yaptım.
halihazırda renkli kartonlarım yoktu bende eski dergileri kullandım....
çokmu gereksiz ve çirkin duruyor ya tüm hevesim kaçtı bak şimdi...

meraklı minik







Bilen biliyor ama ben Meraklı Minikten bihaber olanları haberdar etmek için tekrarlayacağım...
yaz tatilinde alamadım abonelik yok büyük market yada kitapçılardan temin edebiliyorsunuz.
Bu yüzden Haziran ayında aldıgım sayısının fotolarını çektim..
gelelim içeriğine mesela aldıgım bu son sayıda tatil yörelerini anlataıyordu
yani Türkiye'nin tarihi ve turisik yerlerini yaylaları,pamukkaleyi ve daha nereleri ve hayvanları o yere özgü hayvanları denizli horozu,sivas kangal köpeği gibi.
bunları sıkıcı paragraflarla vermiyor tabi:)
çıkartmalar var ,resilerde uygun yerlere yapıştırıyorsun..
yaylada yada dağda hangi hayvanların nerelerde yaşadığını hazır değilde yöneltici sorular ve bu etkinlikle buluyorsun..
basit origami örnekleri,cocugunuzla beraber yapıp aynı zamanda zevkle yemesini saglayacak eğlenceli yemek tarifleri,matematiksel etkinlikler(bu sayıdaki şekiller ile ilgiliydi)
farklı bilmeceler,örüntüler.......,
Ha birde yeni blog açtıgım günlerde tesadüfen sayfasına ulaştıgım,çizimleri görünce aa bu çizimleri tanıyorum dediğim ve meraklı inik çizimleri oldugunu farketmememin uzun sürmediği sizinde yakından tanıdıgınız sevgili pino çiziyor resimlerini.
Buda eline aldıgında ayrı bir hoşluk katıyor dergiye dahada tanıdık yakın geliyor insana:)
Asya için evet biraz daha zaman gerekli ama harika ir arşivi olmasıda iyi değilmi?
şimdilik resimleri anlatıyorum gelip gidip karıştırıyor,karıştırıyor çünkü bu güne kadar hiçbir kitabı yırtmadı kitaplıktaki kitaplarımızıda cok ciddi şekilde eline alır ve sayfalarını karıştırır sonra kendince pek başarılı olamasada yerine koyar:)
ilk kitabı üstüme atıp oku demesi geldi aklıma o zamanda şu yazıyla paylaşmıştım bu heyecanımı:)
Asya konu olunca bak asıl konuyu nasılda unutuverdim hemen:)
Uzun yazının kısası biz bu dergiyi severek okuyoruz
ilerde dahada güzel olacak içindekileri Asya daha anlayarak ve heyecanla yaptıgında.
sizede tavsiye ediyoruz:)

tatil bitti
















Bu kareler işin en güzel tarafı:):)
Tatil sürecinde en sevmediğiniz şey nedir?
sorusu soruldugunda 100 kadından kaçı tatil dönüşü bavul ve ev temizliğiyle uğraşmak der bilmem ama ben diyorum..
şu keyifle hazırlanan bavullar,şarkıarla binilen araba
dönüşte bir sıkıcı oluyor,yolculuk bittiğinde o bavullar bir ağır geliyor anlatamam..
2 bavul dönüşte nasıl evrim geçirip nasıl 4 valiz ve onlarca poşete dönüşüyor??
ya o ev içinde kimse oturmamasına ve temizlenip gidilmesine ragmen nasıl bukadar pis karşılıyor bizi anlayamıyorum....
ama anlasamda anlamasamda dün akşamdan bu yana deli gibi koşturuyorum:)
makina makina çamaşırlar tamam
katlanıp dolapların düzenlenmesi tamam
evin dezenfekte edilmesi tamam
huyum kurusun evin şeklini değiştirme tamam:)
şimdi yukardaki kareleri özlemle anma zevkle seyretme zamanı:)